Dünya'nın Ekseni Neden Eğiktir?

Ekliptik eksen ile Dünya’nın ekseni birbiri ile çakışmaz, aralarında 23° 27’ lık bir eğiklik vardır. Bu eğikliğe Dünya’nın Eksen Eğikliği adı verilir.

Eksen eğikliğinin nedeni kesin olarak bilinmiyor. Güneş Sistemine baktığımızda bununla ilgili bir düzen yok. Örneğin Güneş'in eksen eğikliği 7 derece, Merkür'ün sıfır derece, Uranüs'ün 97 derecedir.

Bilim adamları eksen eğikliğinin oluşmasını gök cisimlerinin bu gezegenlere çarpmasıyla meydana gelmiş olabileceğine inanıyorlar. Bazı bilim adamları ise gezegenlerin uydularının çekim gücüne göre bu değerin belirlenmiş olabileceğini söylüyor.

Eksen Eğikliği Değişir Mi?

Genel olarak sabit kabul edilir. Yapılan araştırmalar 5 milyon yıllık bir süreçte Dünya'nın eksen eğikliğinin 22 ile 24 derece arasında değişmiş olabileceğini gösteriyor. Ancak bu kayda değer bir farklılık yaratmıyor.

 

Eksen Eğikliği Olmasaydı Ne Olurdu?

Mevsimler olmazdı. Buna bağlı özel tarihler de olmazdı. Yani yıl içinde bir yerde en uzun gece ya da en kısa gündüz yaşanmazdı. Matematik iklim kuşakları oluşmazdı. Mevsim rüzgarları ve muson iklim bölgesi de meydana gelmezdi. Güneş her zaman aynı saatte doğar ve batardı. Çünkü gece ve gündüz süresi 12'şer saat sabit olurdu. Dönenceler ve kutup daireleri oluşmazdı. Kutuplar daha soğuk, Ekvator daha sıcak olurdu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Fiyat istikrarını sağlamak amacıyla para politikası ilke ve stratejilerinin ve bu stratejiler çerçevesinde Hükümet ile birlikte enflasyon hedefinin belirlemesi,...
Lütfi Müfit Özdeş
Asker ve siyaset adamı. 1874 yılında Kırşehir'de doğdu. Harp Akademisi'ndeyken çöküşe hızla yaklaşan Osmanlı İmparatorluğu'nun kaderini değiştirmenin yollarını ...
24/05/2014 11:33

Diğer ulaşım sektörlerine göre geç başlayan ve hızla gelişen bir sektördür. Hava yolu ulaşımı dünyada belli hatlarda yoğunlaşmıştır. Diğer ulaşım araçlarına göre yük ve yolcu taşımacılığında en pahalı ulaşım aracıdır.

Uçakları diğer uçucu araçlardan olan helikopter, balon, ve zeplinlerden ayrılan en önemli özelliği kaldırma kuvvetinin kanatları aracılığıyla sağlanmasıdır.

Dünya yolcu trafiğinin 1/4 'ü, yük trafiğinin 1/3'ü Avrupa kıtasından yapılmaktadır.

ABD dünya havayolu ulaşımının en yaygın ve gelişmiş olduğu ülkedir. Kuzey Amerika'da 11000'den fazla hava alanı bulunmaktadır. Dünya hava trafiğinin 1/3'ü ABD sınırları içerisinde gerçekleşmektedir. Bu da hava ulaşımının ne kadar geliştiğinin göstergesidir. Ülkelerin alanının büyük olması zaman tasarrufu sağlayan havayolu ulaşımının daha fazla gelişmesine neden olmaktadır. Kıtalararası yolcu taşımacılığında da en fazla tercih edilen ulaşım aracı hava yoludur.

Tam altı yıldır birinciliği bırakmayan Atlanta HartsfieldJackson Havalimanı, 2005'i rekor kırarak tamamladı. Yolcu sayısının 85 milyon 900 bini geçtiği Atlanta'ya tam 980 bin uçak seferi yapıldı. İlk 10'a Atlanta dışında ABD havalimanlarından Chicago, Los Angeles, Dallas ve Las Vegas girebilirken Londra Heathrow, Paris Charles de Gaulle, Frankfurt ve Amsterdam Schiphol Avrupa'dan ilk onda yer alan havalimanları oldu. Uzakdoğu'dan ilk 10'daki tek temsilci ise Tokyo Haneda Havalimanı olmuştur.

1996 yılındaki hava alanlarının potansiyellerinin 10 yıl gibi bir sürede, büyük değişiklikler göstermesi uluşımda hızlı bir değişim olduğunun kanıtıdır. Çin'de denizin doldurulmasıyla inşa edilen ve 12 milyar dolara mal olan ve bir ada olan Chek Lap Kok Hava alanı yılda 120 milyon yolcuya hizmet verecektir. Ülkemizde yurt dışına açılan en büyük hava alanımız İstanbul Atatürk Hava Limanı'dır. Türkiye ile Hong Kong arasındaki mesafe 8 bin km'dir. Uçuş Türkiye'den giderken 10, dönerken 12 saat sürmektedir. Aradaki iki saat, uçuş yolundaki rüzgarlardan kaynaklanmaktadır.

TÜRKİYE'DE HAVA YOLU ULAŞIMI

Türkiye’de ilk hava ulaşımına 1933 yılında Hava Yolları Devlet İşletmesi adıyla pervaneli uçaklarla başlanmıştır. 1956 yılında adı değiştirilerek Türk Hava Yolları olmuştur.

Günümüzde hava yolu ulaşımı yapan özel şirketler de bulunmaktadır. (Pegasus, Onur Air, Atlasjet, SunExpress, Sky)

Ülkemizdeki uluslar arası standartlarda havalimanları: Esenboğa (Ankara), Atatürk (İstanbul, Adnan Menderes (İzmir) ve Antalya Havalimanlarıdır.


HAVA YOLLARININ ULAŞIMDAKİ YERİ

Diğer ulaşım sistemlerine göre maliyetli olmasına karşın hava yolu ulaşımı hızlı ve güvenlidir. 2003 yılında ulaşımdan çekilen Concorde uçakları ses hızını aşabilmekteydi. Günümüzde ise saatte 960 km’ye çıkan hızları ile uzun mesafeleri kısa zamanda almayı sağlamaktadır.

Ayrıca gelişen teknolojiyle birlikte yeni uçaklar daha güvenilir ve kapasitesi daha fazladır. Boeing 777 ve Airbus A380 şu anda hava yolu ulaşımında kapasitesi en geniş uçaklardır.

Hava yolu ulaşımı daha çok gelişmiş ülkelerde fazladır. Ayrıca kargo taşımacılığında da büyük kargo uçakları kullanılmaktadır.

 

24/05/2014 11:31

DEMİR YOLLARININ GEÇMİŞİ

Demiryolunun kökeni çok eskilere dayanır. Arkeologlar Mısır'daki bir piramidin yakınında MÖ 2600 yıllarında yapıldığı sanılan bronz ray kalıntılarını gün ışığına çıkarmışlardır. Piramidin yapımında kullanılan taşların ocaklardan taşınmasında bu raylardan yararlanıldığı sanılmaktadır. Mısır'da kullanılan ray örneğinden, lokomotif yapımının gerçekleşmesine kadar binlerce yılın geçmesi gerekmiştir. Bu süre içinde raylar, özellikle maden ocaklarında, hayvanların ya da insanların ağır maddelerle yüklü araçları daha kolay çekmelerini sağlamak amacıyla kullanılmıştır. Bu raylar genellikle tahtadan kimi zaman da rayın dayanıklılığını arttırmak amacıyla metallerle kaplanarak yapılmıştır. Ray sistemi ilk olarak Cumberland'daki bir maden ocağında kullanılmıştır. Öbür makineli taşıtlar gibi tramvay da 18001ü yıllarda dünyanın görünüşünü değiştirmeye başlayan endüstri devriminin bir ürünü olmuştur.

Kent içi yolcu taşımacılığında ilk raylı taşıma hattı 1832 yılında New York'un Harlem Mahallesi'nde hizmete açılmıştır.

Demiryolu ulaşım araçları içerisinde en güvenilir ulaşım aracıdır. Kara yoluna göre daha ekonomiktir. Yapım maliyeti de karayolundan daha azdır.

Günümüzde şehir içi toplu ulaşım sistemleri arasında en yüksek yolculuk kapasitelerine sahip ulaşım sistemleri olarak kabul edilen metro sistemleri, dünyadaki pek çok büyük metropolde ana toplu taşıma sistemi olarak çalıştırılmaktadır. Metrolar yüksek yolculuk kapasitesine sahip sistemlerdir. Maksimum saatteki yolcu kapasiteleri 70 000 yolcu/yön dür. Büyük şehirlerde en yüksek yolculuk taleplerinin tespit edildiği hatlarda metro sistemleri tercih edilmektedir. Raylı ulaşım sistemleri olan metrolar, genellikle yüzeydeki trafik yüklerini hafifletmek amacıyla derin tünel yöntemleri ile yer altında inşa edilir.

MANŞ TÜNELi

Manş Tüneli yüzyılımızın mühendislik harikalarından biridir. İngiltere ve Fransa arasında yapılan tünel 50 km uzunluğundadır. İngiltere'yi Avrupa ile birleştiren tünelin inşaatı 1987'de başlamış ve 1990'da tamamlanmıştır. Fransa ve İngiltere projeyi yarı yarıya paylaşmıştır.

14.000 işçinin görev aldığı bu projede, milyonlarca metrik tonluk taş, toprak ve çamurun atılması için son derece gelişmiş kazı makineleri kullanılmıştır.

Yapı üç tünelden oluşmaktadır. Bunlardan ikisi tren yolları için yapılmış ve 7.6 metrelik bir çapa sahiptir. Ortadaki tünel ise acil durumlar, bakim ve havalandırma olarak kullanılmaktadır. Bu tünel 4.8 metrelik bir çapa sahiptir. Tüneller deniz yatağının 45 metre altında inşa edilmiştir.

Bu gün Fransa - İngiltere arası seyahat etmekte olan trenler saatte 160 km gibi bir hızla tünelden 20 dakikada geçmektedirler.

Tünel kullanıma açıldığından sadece bir yıl sonra ilk testine tabi tutulmuş, Fransa'dan gelen trenin yaptığı kazada, 30 kişi tünelde kapalı kalmış fakat tasarımın başarısı sayesinde kurtulmuşlardır. Günümüzde tünel çalışmaktadır.

TÜRKİYE’DE DEMİR YOLLARI

Anadolu’da ilk demiryolu Osmanlı döneminde 1856’da bir İngiliz şirketi tarafından yaptırılan İzmir - Aydın hattıdır. 130 km uzunluğundadır.

Daha sonra yine bu dönemde;
İzmir - Alaşehir hattı,
Sirkeci - Balkan ülkeleri hattı,
Haydarpaşa - İzmit - Ankara hattı açılmıştır.

Cumhuriyet öncesinde demir yollarının büyük bir kısmı Konya-Ankara hattının batısında iken Cumhuriyet Döneminde yapılan yatırımların büyük bölümü doğuya kaydırılmıştır.

1925 yılında yapılan ilk demir yolu kongresinde alınan kararlar gereği demir yolu yapımında;

 Doğal kaynaklar,
 Üretim merkezleri ve
 Pazar alanlarının bulunduğu yerlere

Öncelik verilmiş böylece ekonomiyi canlandıran bir ulaşım sistemine geçilmiştir.

Demir yollarımız 1940-1950 yılları arasında tam bir durgunluk dönemine girilmiştir. Bunda II. Dünya Savaşı'nın ve dünya otomotiv sanayisinde pazar payının % 80'ini elinde bulunduran ABD'nin etkisi büyüktür.

1950'den sonra kara yolu, demir yoluna karşı üstün duruma gelmiştir.

Ülkemizde demiryoluna yapılan yatırımlar arttırılırsa;
 Karayolunun yapımında ve taşıtlara konulan petrole verilen milyarlarca dolar hazineye kalır.
 Trafik sorunu ve kazaları azalır.

ASRIN PROJESİ: MARMARAY

Temelleri 2004 yılında atılan ve yapımı devam eden, Avrupa ve Asya yakasını İstanbul Boğazı'nın altından birleştirecek olan Marmaray Projesi, Dünyadaki en önemli projelerden biridir.

• İstanbul'un kent yaşantısını sürdürebilmesi,
• Kentin doğal ve tarihî özelliklerinin korunabilmesi,
• Kentlilere çağdaş bir kent yaşamı ve
• Kentsel ulaşım imkânları sunabilmesi

gibi amaçlarla oluşturulan bir projedir.

Avrupa yakasındaki Halkalıdan Anadolu Yakası’ndaki Gebze'ye kesintisiz, çağdaş, yüksek kapasiteli, hızlı, çevre ve tarihî dokuyu tahrip etmeyen, diğer ulaşım sistemleriyle entegrasyonlu 76,3 km uzunluğunda bir metro inşa edilecektir.

Avrupa Birliği'nin hızlı tren ağlarıyla uyumlu olan Marmaray’ın tamamlanmasıyla, Ankara-İstanbul Hızlı Tren, Kars-Tiflis Projeleri gibi projelerin gerçekleştirilmesiyle birlikte Avrupa'dan Asya'ya, kesintisiz, hızlı, ekonomik bir demir yolu bağlantısı sağlayacaktır. Bu durum, ülkemizin stratejik önemini daha da artıracaktır.

YÜKSEK HIZLI TREN PROJELERİ

TCDD'nin yenilenmesi kapsamında son yıllarda Yüksek Hızlı Tren (YHT) ulaşımda kullanılmaya başlanmıştır.

Ankara – Eskişehir 2009 yılında, Ankara – Konya 2011 yılında açılmıştır.

Ankara – İstanbul ve Ankara – Sivas YHT hatları yapımı devam ediyor.

Bu trenler saatte 250 km hızla hareket edebilmekte ve ulaşım süresini oldukça kısaltmaktadır.

KITALARA GÖRE DEMİR YOLLARININ GELİŞİMİ

1. Kuzey Amerika'da Demir Yolları

ABD ve Kanada demir yolu ağının gelişmiş olduğu ülkelerdendir. Bu ülkelerin demir yolları birbirine de bağlantılıdır.

2. Avrupa'da Demir Yolları

Kuzeybatı Avrupa çok yoğun ve gelişmiş bir demir yolu ağına sahiptir. Alp Dağlarl'nda demir yolu ağı seyrektir. Kıtanıni kuzeyi ile güneyini birbirine bağlar.
Avrupa demir yolları, yerleşme ve sanayi bölgeleri ile ticaretin yoğun olduğu merkezlere ulaşmaktadır. Ayrıca her ülkenin başkentini ülkenin her tarafına bağlayacak şekilde düzenlenmiştir.

3. Asya Demir Yolları

En geniş kıta olmasına karşın batılı sistemde demir yolu ağı ancak belirli kesimlerde bulunmaktadır. Asya'nın batısı Avrupa ile bağlantılıdır. Rusya'daki Tsans — Sibirya demir yolu Rusya'yı Avrupa'ya bağlar.
Asya'da demir yolu ağının ve sistemlerinin en geliştiği ülke Japonya'dır. Ülkedeki bütün merkezler hızlı trenlerle birbirine bağlanmıştır. Öyleki günümüzde Japonya'da uçak yolcularının bir bölümü hızlı trenlere yönelmiştir.
Doğu Asya'da Mançurya, Kore, Çin ve Hindistan'da da demir yolu gelişmiştir.
Anadolu'daki demir yolları Avrupa'yı, Balkanları ve Basra Körfezi'ni birbirine bağlar.

4. Afrika Demir Yolları Demir yolu yönünden orta derecede gelişmiştir.

Kıtadaki ilk demir yolları Fransızların desteğiyle Fas, Tunus ve Cezayir arasında yapılmıştır. Bu ağ, Akdeniz kıyısındaki limanları iç kesimlere bağlar. Güney Afrika Cumhuriyeti'ndeki demir yolları maden bölgelerini limanlara bağlar.

5. Avustralya Demir Yolları

Kıtanın güneydoğusu demir yolu ağı yönünden çok gelişmiştir.

6. Güney Amerika Demir Yolları

Kıtanın doğu kesiminde iyi planlanmış demir yolları geçer. Böylece iç kısımlarla bağlantı sağlanır. Güney Amerika'da limanları iç kısımlara ve nehirleri birbirine bağlayan demir yolları da yapılmıştır.

Küçük Ünlü Uyumu
Dilimizde bir sözcüğün birinci hecesinde düz bir ünlü (a, e, ı, i) varsa, sonraki hecelerde de düz ünlüler bulunur....
İasos
Kalıntılar, Milas'a 18 kilometre uzaklıkta yer alan Kıyıkışlacık Köyü'nde bulunmaktadır. 1929 yılında Asın Kuren adıyla kurulan köyün adı 1960'lı yıllarda Kıyık...
24/05/2014 11:29

KARA YOLLARININ GELİŞİMİ

Dünyanın en eski ulaşım sistemlerini oluşturmaktadır. İlk başarılı karayolu MÖ 400 — 400 yılları arasında orduların ilerlemesi için Romalılar tarafından yapılmıştır. Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla yol yapımı gerilemiştir. Buna karşın 12. yüzyılda kentler içindeki taş döşeli sokaklar giderek artmıştır. 18. yüzyılda Avrupa'da yolcu ve yük arabalarıyla düzenli insan ve yük taşımacılığı başlamıştır. Yolların bakımsız ve bozuk olması taşımayı engellemektedir. 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başında yol yapım metotları geliştirilmiştir. 19. yüzyılda ağır eşyaların karayolunda taşınmasından çıkan sorunlar su kanalları ve demiryollarının gerekliliğini ortaya koymuştur. 1888'de İngiliz John Body Dunlop'un yolları kısa sürede kullanılmaz hale getiren sert lastik tekerlekler yerine şişme tekerlekleri bulmasıyla bisiklet kullanımı arttı. Böylece motorlu taşıtların yolu açılmış oldu. 20. yüzyılda motorlu taşıtların gelişimi asfalt yol yapımının da gelişmesini sağladı.

Günümüzde en çok kullanılan ulaşım aracı karayoludur. Çünkü karayoluyla evden eve ulaşılabilmektedir. Karayolu yapım maliyeti dağlık engebeli alanlarda fazladır. Buralarda ulaşım geçitlerle, viyadüklerle ve köprülerle sağlanır. Vadiler doğal geçitler olup karayolları dağlık arazilerde genellikle vadileri takip eder.

Günümüzde gelişmelere bağlı olarak karayolları yük ve yolcu taşımacılığı açısından diğer ulaşım yolları ile bütünleşmiş durumdadır. Yol yoğunluğunun ve kalitesinin yüksek olduğu ülkeler gelişmiş ülkelerdir. Bu ülkelerin başında ABD, Japonya, Avrupa ülkeleri gelmektedir.

TÜRKİYE'DE KARA YOLLARI

Ülkemizde kara yolu ulaşımı, yolcu ve yük taşımacılığında Türkiye'de ilk sıradadır.

Cumhuriyet ilk kurulduğunda karayolu uzunluğumuz 18.300 km iken 1938 yılında kara yolu uzunluğu 38.800 km’ye ulaşmıştır.

1950 yılında Kara Yolları Genel Müdürlüğü kurulmasıyla kara yolu yapımına hız verilmiştir. 01.01.2011 tarihi itibariyle toplam karayolu uzunluğu 64.865 km' ye ulaşmıştır.

Ülkemiz ile bağlantılı uluslararası kara yolu projelerinin başında;

- Uluslararası E-yolları ağı,
- TEM (Trans European Motorway),
- Karadeniz Ring Koridoru ve
- İpek Yolu gelmektedir.

BOLU DAĞI TÜNELİ

Ankara - İstanbul arasını kesintisiz otobana ulaştıran ve Bolu Dağı'nı tırmanmadan tüneller vasıtasıyla geçilmesini sağlayan karayolu projesidir.

Bolu Dağı Geçiş Projesi içerisinde önemli bir yeri olan Bolu Dağı Tüneli, çift tüp olarak inşa edilmiş olup Ankara yönüne doğru sağ tüp 2788 metre, İstanbul yönüne doğru olan sol tüp ise 2954 metre uzunluğundadır. Güvenli, konforlu ve kesintisiz bir ulaşım imkânı sağlayacak olan Bolu Dağı Tüneli ile İstanbul-Ankara arası kara yolu ile 3.5 saate düştü.