İtalya'nın genel özellikleri, tarihi, coğrafi konumu, komşuları, bölümleri, volkanları, iklimi, su varlığı, beşeri ve ekonomik özellikleri ve dahası... (Devam)
Suyun içinde erimiş halde bulunan maddelerin çökelmesiyle oluşmaktadır. Kireç taşı, göllerde, denizlerde ve yeraltı sularında yaygın olarak bulunan kirecin çökelmesiyle oluşmaktadır. Kimyasal kayaçlar Kireçtaşı (kalker), traverten, kayatuzu, jips (alçı taşı) ve dolomit örnek verilebilir. Kimyasal tortul kayaçlar su ile temasa geçince kolayca çözünmektedir. Bundan dolayı nemli ve sıcak iklim koşulları altında kimyasal tortul kayaçların bulunduğu sahalarda lapya, dolin, uvala, obruk ve polye gibi karstik şekiller oluşmaktadır. Ayrıca mağaralar, sarkıtlar, dikitler, sütunlar da karst topoğrafyasının yer şekilleridir. Karstik şekiller özellikle saf ve kalın kireç taşları üzerinde daha iyi gelişme göstermektedir. Jips, anhidrit ve kaya tuzları üzerinde oluşan karstik şekiller ise kolayca tahrip olmakt... (Devam)
Karstik arazilerde yer altına sızan sular içinde eriyik mineraller barındırır. Bu minerallerin buharlaşma sonucu ayrışması ve birikmesi sonucu bazı şekiller oluşur.
1. Traverten
Kalsiyum birikintilerinin oluşturduğu basamaklı yeryüzü şekline traverten denir.
2. Sarkıt, Dikit, Sütun
Yer altına sızan sular yukarıdan mağaraya dökülürken kireci bırakırlar. Tavandan aşağı doğru bu sivri çıkıntıya sarkıt denir.
Tavan suyunun damladığı yerde ise kireç birikimi yerden yükseğe doğrudur. Buna dikit denir.
Bu iki yeryüzü şekli zamanla birleşerek sütunları oluşturur. (Devam)
Yeraltına sızan sular bazı kayaçları çözündürebilmektedir. Çözülebilen kayaçlarda görülen yeryüzü şekillerine karstik şekiller denir.
Karstik şekiller daha çok; kireçtaşı (kalker), alçıtaşı (jips) ve tuz türü kayaçlardagörülür.
Karstlaşma olayının gerçekleşebilmesi için öncelikle karstik kayaçlara ve yağışa ihtiyaç vardır.
Karstlaşmayı şu faktörler etkiler; · Kayacın saflığı ve kalınlığı · Arazinin tektonik bakımdan faal olması · Kayaçlardaki çatlak ve gözenek oranı · Yağış miktarı ve bitki örtüsü (Devam)
KAYAÇ (Taş) : Yerkabuğunun yapı malzemesi olan, bir veya birden fazla minerallerden oluşan ve organik malzemelerden meydana gelen katı cisimlere denir. Kayaçlar çok basit bir ifade ile mineral topluluklarıdır.
MİNERAL: Kayaçların yapısını oluşturan, belirli bir kimyasal bileşime sahip organik veya inorganik özellikteki katı bileşiklerdir. * Canlı organizmadaki hücre gibi cansız doğada mineraller en küçük birimi oluşturur. * Her bir mineral farklı elementlerden oluşur. * Her bir kayaç çeşidi de farklı mineraller içerir. * Mineraller yan yana gelerek kayaçları kayaçlarda yan yana gelerek kıtaları ve yer kabuğunu meydana getirirler. Not: Kuvars,Kalsit ve Feldispat gibi Mineraller, doğada bulunan yaklaşık 2000 mineral içinde en yaygın olanıdır.
KAYAÇ DÖNGÜSÜ: Tüm kayaçlar sürekli bir d... (Devam)
Boyuna Kıyı: Dağların kıyı çizgisine paralel uzandığı kıyılardır.
Enine Kıyı: Dağların kıyı çizgisine dik uzandığı kıyılardır.
Boyuna
Enine
Girinti Çıkıntı Az Derinlik Fazla Kıta Sahanlığı Dar
Girintili Çıkıntılı Derinlik Az Kıta Sahanlığı Geniş
B) Akarsuların Şekillendirdiği Kıyılar
Ria Tipi Kıyı: Eski akarsu vadilerinin deniz seviyesinin yükselmesi ya da vadinin tektonik olarak çökmesiyle sular altında kalmasıyla oluşmuş kıyılardır.
Dalmaçya Tipi Kıyı: Dağların kıyı çizgisine paralel uzandığı alanlarda, iç kesimlerdeki ovaların, deniz yükselmesine bağlı olarak sular altında kalmasıyla oluşmuştur. Kıyıda birbirine paralel ada dizileri görülür.
- Yağmur ormanları ile çöller arasında yer alan genellikle ot topluluklarından oluşan, kuraklığa dayanıklı ağaçcıkların da görüldüğü bitki topluluklarına savan denilmektedir. - Yağmur ormanları kadar fazla ve düzenli yağmur almadıkları için daha seyrek, kısa ağaç ve çayır toplulukları ortaya çıkmıştır. Savanlar çöllere yaklaştıkça steplere dönüşürler. - Kurak savan bölgelerinin akarsu boylarında dar ve geniş şeritler halinde ormanlara rastlanır. - Genellikle palmiye ve şemsiye ağaçlarından oluşur (park ya da galeri ormanı da denir). - Savanlar kış aylarında ortadan kalkarlar. (Devam)
- Bu geniş alan birçok canlıya yaşam alanıdır. Aynı zamanda karada yaşayanlar için de önemlidir.- Dünya'nın en büyük biyomunu oluşturur.- Dünya'nın %70'i sularla kaplıdır.- Tatlı su ve tuzlu su biyomu olmak üzere ikiye ayrılır.- Su biyomlarında sıcaklıklar fazla değişkenlik göstermez. Ayrıca suyun varlığı ya da yokluğu da biyomları sınırlamaz.- Yukarıda sayılanların bir sonucu olarak karasal biyomlara göre daha düzenlidir. Su Biyomlarını Etkileyen Faktörler - Oksijen ve Karbondioksit- Sıcaklık- Işık (Fotosentez için gerekli)- Eriyik haldeki mineraller- Besin maddesi (planktonlar) Işığın ulaşabildiği kısım ilk 200 metrelik kısımdır. Buraya fotik alan, ışığın ulaşamadığı 200 metreden derin kısma ise afotik alan denir. Su biyomunda canlılar daha çok Güneş ışığının ulaştığı yüzeyden 200 metre derinliğe kadar yaşarlar. İki grup... (Devam)
- Tatsız, kokusuz ve renksiz bir maddedir. - Katı – sıvı – gaz olarak bulunabilir. - Su kaynakları, su döngüsünün (buharlaşma – terleme à yağış (yer altına sızma, yüzeyde akış)) eseridir.
Yüzey Suları
Yer Altı Suları
Tatlı Su Kaynakları 3%
Tuzlu Su Kaynakları 97%
Okyanus, deniz, göl, akarsu.
Akarsular, buzullar, göller, yer altı suları.
Okyanuslar, denizler, göller, yer altı suları.
- Denizler, kenar deniz (okyanusla bağlantılı, sınırı belirsiz) ve iç deniz (sınırları belirlenebilen) olarak ikiye ayrılır. - Belli başlı okyanuslar: Büyük (Pasifik) Okyanusu, Atlas Okyanusu, Hint Okyanusu. - Belli başlı denizler: Akdeniz, Baltık, Adriyatik, Ege, Karadeniz, Kızıldeniz, Karayip, Umman, Japon Denizi. - Deniz ve okyanusların tuzluluk oranı sıcaklık, yağış, rüzgar vb. bağlıdır. - Den... (Devam)
- Laterit: Ekvatoral kuşakta, nemli sıcak iklimde görülürler. Aşırı yıkanma sebebiyle mineral, organik maddeleri kısa sürede ayrıştıran gür bitki örtüsü sebebiyle humus açısından fakirdir.
- Terra Rossa (Kırmızı Toprak): Akdeniz iklim kuşağında kalker üzerinde oluşan topraklar. Kirecin ayrışması ile ortaya çıkan demirin oksitlenmesi kırmızı renk almasını sağlamıştır.
- Kahverengi Orman Toprakları: Orta kuşak nemli orman arazilerinde görülür. Mineral bakımından fakir olmasına karşın ayrışma yavaş olduğu için humus açısından zengindir.
- Podzol Topraklar: Soğuk nemli bölgelerde, iğne yapraklı orman arazilerinde görülür. Mineral bakımından fakirdir. Gri renktedir.
Bir yatak içerisinde belli bir eğim doğrultusunda hareket eden suya akarsu denir.
Türkiye'de Akarsu Aşındırma Şekilleri
1. Çentik Vadi - Akarsuların kaynak kısımlarında sert arazilerde oluşan V şeklindeki genç vadilere denir. - Ülkemizde en yaygın vadi tipi olup dağlık alanlarda, özellikle Doğu Karadeniz’de görülür.
2. Boğaz Vadi - Eğimin fazla ve arazinin sert olduğu yerlerde oluşan dik yamaçlı derin vadilerdir. - Kızılırmak, Yeşilırmak, Fırat, Sakarya yüksek dağ sıralarını enine yarıp geçer. - Boğaz vadiler aynı zamanda doğal geçittir, bu sebeple ulaşım açısından önemlidir (Örneğin Gülek Geçidi).
3. Kanyon Vadi - Akarsuların sert kalkerli arazilerde kademeli olarak derinleşmesi ve enlemesine aşındırmalara bağlı oluşan basamaklı vadilere denir. - Türkiye’de pek... (Devam)
Türkiye’de Bitki Formasyonları Boyutları iki metreden uzun, belirli bir sıklıkla bir arada bulunan ağaç topluluklarından oluşan bitki örtüsüne orman denir. Ormanlar 400 mm den fazla yağış alan ve en sıcak ay ortalaması 10 derece ve üzerinde olan yerlerde yetişebilir. Ormanlar şekillerine göre ikiye ayrılır: 1. Geniş Yapraklı Ormanlar, 2. İğne Yapraklı Ormanlar Türkiye’de en çok ormanlık alan Karadeniz Bölgesinde, en az orman alanı ise Güneydoğu Anadolu Bölgesinde görülür.
A. Türkiye Ormanları
1. Karadeniz Ormanları Yıl boyu bol yağış ve uygun sıcaklıklar sebebiyle ormanlar oldukça sık ve gürdür. Buradaki ormanlar alçaktan yükseğe doğru tabakalı bir yapı gösterirler. a. Geniş Yapraklı Ormanlar 0 – 1000 metre arasında ... (Devam)
1. Orta Kuşak ülkesidir Dört mevsimi yaşar, bu nedenle yıllık sıcaklık farkları fazladır. Ekvatora kutuplara göre daha yakın olduğu için yaz mevsiminde sıcaklıklar hissedilir derecede artar, güneşlenme süresi uzundur.
2. Ilıman kuşakta Akdeniz iklim bölgesindedir. Kuzeyinde kutupsal, güneyinde tropikal hava kütlelerinin etkisi altındadır.
3. Kuzey yarım kürede yer alır. Buna bağlı olarak yaz mevsimi daha uzundur.
4. Çevresindeki kara kütlelerinin etkisi (Basınç merkezleri) Yaz mevsiminde Asor Dinamik YB ile Basra Termik AB (sıcak ve kurak), kış mevsiminde İzlanda Dinamik AB (ılık, yağışlı), Balkanlar Termik YB (soğuk, kar yağışlı) ve Sibirya Termik YB (soğuk, ayaz) etkili olur.
Kayaçların sular tarafından (yağmur ve yer altı) çözülmesiyle oluşan aşınım ve biriktirme şekillerine karstik şekiller denir. Türkiye’de Toroslar, Göller Yöresi, Tuz Gölü çevresi ve Doğu Anadolu Bölgesinin bazı bölümlerinde karstik şekillere rastlanır.
1. Polye (Gölova) Geniş kalker tabakaları üzerinde oluşan erime çukurluklarıdır. Ülkemizde Güneybatı Anadolu'da bolca rastlanır. Elmalı, Kestel, Korkuteli, Acıpayam, Tefenni ovaları birer polyedir.
2. Obruk Karstik erimeler sonucunda oluşan yanları dik, ağız kısımları geniş derin doğal kuyulardır. Obruk Platosu (Konya)’nda örneklerine bolca rastlanır. Ayrıca Mersin'deki Cennet - Cehennem Obrukları turistik açıdan da büyük öneme sahiptir.
3. Mağara Yer altı sularının karstik tabakalar içinde açtığı oy... (Devam)
Nüfus Yoğunluğu: Belirli bir alanda bulunan insanların birim alandaki dağılımına nüfus yoğunluğu denir. Nüfus Yoğunluğu = (Toplam Nüfus / Yüzölçüm )
A. Doğal (Fiziki) Faktörler
1. Yeryüzü Şekilleri
Dağların Uzanışı Dağlarımızın genelde doğu batı uzanışlı olması; v Kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı güçleştirir, v Deniz etkisinin iç kesimlere girmesini engeller. Bu nedenle kıyılarımız daha fazla nüfuslanmıştır.
Hinterland: Bir merkezin iç kesimlerle etkileşimine hinterland denir. Eğer bir yerleşmenin diğer yerleşmelere ulaşımı kolaysa hinterlandı geniş, zorsa hinterlandı dardır.
Hinterlandı dar olan Sinop, Giresun gelişememesine karşın geniş bir hinterlanda sahip İstanbul, İzmir daha fazla gelişmiştir.
Yoğun Nüfuslu Yerler: - Nüfusun büyük bir kısmı batı bölgelerde yaşar.- Karadeniz Bölgesinde dar kıyı şeridi yoğun nüfusludur.- Ülkemizde nüfus en çok Marmara Bölgesinde görülür. Özellikle kıyı bölgelerde ve Güney Marmara’nın verimli ovalarında nüfus fazladır.- Ege Bölgesinin verimli delta ovaları yoğun nüfusludur.- Akdeniz Bölgesinde Çukurova, Silifke Delta Ovaları ile kıyılarda nüfus yoğundur.- Doğu Anadolu’da Malatya ve Elazığ Ovaları yoğun nüfusludur.- Güneydoğu Anadolu’da Gaziantep çevresi yoğun nüfusludur.- İç Anadolu Bölgesinde Ankara – Eskişehir çevresi yoğundur. Nüfus Yoğunluğu Az Olan Yerler: - Karadeniz’de yükselti ve engebeye bağlı olarak iç kesimlerde nüfus yoğunluğu azdır.- Marmara Bölgesinde Yıldız Dağları ve Biga-... (Devam)
İşlenmiş ya da yarı işlenmiş ham maddelerin fabrikalarda işlenerek kullanılabilir hale getirilmesi yöntemlerine sanayi denir. 1750’li yıllarda Avrupa’da su buharı gücünden yararlanma ile sanayileşme başlamış ve buradan tüm dünyaya yayılmıştır. Günümüzde sanayileşme bir gelişmişlik ölçütüdür. Öyle ki sanayileşmiş ülkelerde refah seviyesi daha yüksektir.
Türkiye’de Sanayileşmeyi Etkileyen Faktörler Fabrika kuruluşunda dördüncül (bilgi toplama, araştırma, yayma) ve beşincil (bilgilere dayalı karar verme) sektörler etkilidir. Öncelikle kurulacak sanayi türü belirlenir: Demir – Çelik, Rafineri, Maden işleyen sanayi kuruluşları ham maddeye yakın kurulurlar. Büyük sermaye gerekir. Küçük ölçekli sanayi kuruluşları için yer seçimi fazla &... (Devam)