1.Sera etkisi nedir ? Açıklayınız. Güneş ışınlarının yeryüzüne çarpıp ısı enerjisi haline dönüşmesi sırasında, bu enerjinin uzaya yayılmasını önleyen ve bir manto gibi görev yapan, karbon dioksit, tozlar, su buharı, partiküller v.s. maddelerin ısıyı abzorbe ederek, dünyanın giderek ısınmasına sebep olduğu olaydır. sera gazları: H2O, CH4, NO2, CFC gibi sera etkisini oluşturan gazlardır. 2.Sumatra'nın Toba Dağı'nda 73 bin yıl önce meydana gelen volkanizmanın sonuçları nelerdir? Sumatra'daki Toba Dağı yaklaşık 73.000 yıl önce patlamış ve atmosfere yoğun bir şekilde kül ve gaz yayılmıştır. Patlamanın şiddetiyle gökyüzünün karardığı ve bölgede sıcaklık değerlerinin önemli ölçüde azaldığı görülmüştür. Bu nedenle iklimin Buzul Çağı'ndaki duruma dönd&uu... (Devam)
21 Aralık, Güneş ışınlarının yengeç dönencesine dik geldiği gündür. Bu gün Türkiye'nin de içinde bulunduğu kuzey yarım kürede en uzun gece, en kısa gündüz yaşanır.
23 Eylül tarihinden başlamak üzere Kuzey Kutbunda 6 ay sürecek gece yaşanmaya başlar. Ekvator'dan kuzey kutbuna doğru gündüz süresi kısalır ve kutuplarda 24 saat geceye ulaşır. 21 Aralık tarihine gelinceye kadar 24 saat gece yaşayan alanlar genişler ve 66º33' ya kadar gelir. 21 Aralık tarihinde bu enlem derecesinde de 24 saat gece yaşanır. Ancak bundan daha alçak enlemlerde güneş yine de kendini göstermektedir.
İşte yukarıda sayılan nedenler ışığında 21 Aralık'ta Türkiye'de 3 gün, 4 gün gece yaşanması mümkün değildir. Yani enlem derecemize göre güneş ışınlarını yine belli bir açıyla alırız. Ancak bu açı yıl boyunca alabileceğimiz açılardan en eğik olanı olacaktır. Tabiki uzun bir gece ve kısa bir gündüz ile birlikte.
Eğimin azaldığı yerde akarsuyun taşıdığı materyalleri üzerinde biriktirmesiyle oluşan adacıklardır.
2. Birikinti Konisi
Yüksek bir alandan kaynağını alan akarsu eğimin azaldığı yerde taşıdığı materyalleri biriktirir. Bunun sonucunda oluşan yer şekline birikinti konisi denir.
4. Dağ Eteği Ovası
Dağlık arazilerin yanlarındaki ovalarda oluşan birikinti konilerinin birleşmesiyle ortaya çıkar.
4. Dağ İçi Ovası
Birbirine karşı iki dağ arasında bulunan bir akarsuya doğru akan akarsuların oluşturduğu birikinti konilerinin birleşmesiyle oluşmuş ovalardır.
5. Taban Seviyesi Ovası
Kara içine sokulan bir körfezin akarsular tarafından alüvyonlarla doldurulmasıyla ortaya çıkan ovalardır.
6. Delta Ovası
Akarsuların taşıdıkları materyalleri deniz kıyısında biriktirmesi ile oluş... (Devam)
Yeryüzünde hareket eden su kütlelerine akarsu denir. Akarsular boyutlarına göre büyükten küçüğe doğru dere, çay ve ırmak adlarını alırlar.
Akarsuların sularını topladığı alana havza, havza sınırına ise su bölümü çizgisi denilmektedir. Eğer bir akarsu sularını denize ulaştırıyorsa açık havza, ulaştıramıyorsa kapalı havza olarak nitelendirilir. Kapalı havzalarda sular genellikle bir gölde son bulurlar.
Bir akarsuyun ortaya çıktığı, beslendiği bölümüne kaynak; denize, göle veya başka bir akarsuya döküldüğü kısma ağız; akışın gerçekleştiği çukurluğa ise yatak adı... (Devam)
1. İklim: İklim koşulları bitkilerin oluşum, gelişim ve yayılım özelliklerini doğrudan etkileyen en önemli faktördür.
- Sıcaklık: Sıcaklık değerlerinin düşük olduğu yerlerde bitki gelişimi zordur. Toprağın donmuş halde olması bitkinin beslenmesini engellediği gibi soğuk koşullar besin dolaşımını da olumsuz yönde etkiler. Yüksek sıcaklık değerleri ise buharlaşmayı şiddetlendirerek hem bitkilerin topraktan su yoluyla beslenmesini engeller hem de bitkinin sürekli su kaybetmesine yol açar. - Yağış: Bitkilerin oluşabilmesi, beslenebilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için yağış olmazsa olmaz bir faktördür. Yağışlı alanlarda bitki örtüsü daha sık ve yoğun, kurak alanlarda ise seyrek ve cılızdır. - Rüzgar: Bitkilerin besin çevrimini sürdürebilmesi için havadaki karbondioksit ve oksijene ihtiyaçları... (Devam)
Yıl boyunca sıcaklığın 0 derecenin altında olduğu yerlerde yağan karlar erimez ve kalıcı karları oluşturur.
Kalıcı karların görüldüğü en alt seviyeye “Kalıcı Kar Sınırı” denir. Bu sınır yükseltisi Ekvatordan kutuplara doğru azalır. Ayrıca eğim ve bakıya göre de değişir.
Uzun yıllar biriken kar örtüsü giderek ağırlaşır ve alttaki örtüye basınç yapar. Bu basınç sonucu sıkışan karlar buzula dönüşür.
Ağırlaşan ve sıkışan buzul kütlesi zamanla kayarak eğim boyunca hareket etmeye başlar. Hareket sırasında hem ağırlığı ile zemini parçalar hem de parçalanan kayaçların taşınmasını sağlarlar. (Devam)
Boyuna Kıyı: Dağların kıyı çizgisine paralel uzandığı kıyılardır.
Enine Kıyı: Dağların kıyı çizgisine dik uzandığı kıyılardır.
Boyuna
Enine
Girinti Çıkıntı Az Derinlik Fazla Kıta Sahanlığı Dar
Girintili Çıkıntılı Derinlik Az Kıta Sahanlığı Geniş
B) Akarsuların Şekillendirdiği Kıyılar
Ria Tipi Kıyı: Eski akarsu vadilerinin deniz seviyesinin yükselmesi ya da vadinin tektonik olarak çökmesiyle sular altında kalmasıyla oluşmuş kıyılardır.
Dalmaçya Tipi Kıyı: Dağların kıyı çizgisine paralel uzandığı alanlarda, iç kesimlerdeki ovaların, deniz yükselmesine bağlı olarak sular altında kalmasıyla oluşmuştur. Kıyıda birbirine paralel ada dizileri görülür.
Okyanus akıntıları, Dünyanın doğal sistemleri içerisinde canlılar için büyük öneme sahip öğelerinden biridir. Bu akıntılar iklim ve canlılar üzerinde etkilidir. Makalemizde bu akıntıların oluşum sebepleri, türleri ve özellikleri yer almaktadır. (Devam)
1. İklim: Toprak oluşumunu etkileyen temel faktördür. Çünkü sıcaklık, yağış, bitki örtüsü ve ayrışma türü üzerinde etkilidir. 2. Anakayanın Yapısı: Ayrışarak toprağı oluşturan ve toprağın altında yer alan materyale ana kaya denir. Toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri, rengi, besin maddeleri, geçirimlilik özellikleri ana kayaya bağlıdır. 3. Zaman: Anakayanın toprak örtüsü haline gelmesi binlerce yıl alır. 4. Yer Şekilleri: Eğim, yükselti ve bakı durumu toprak oluşumunu etkiler. Eğim az olan yerlerde süpürülme (erozyon) azdır ve topraktaki suyun hareketi engellenir. Bitki örtüsü toprağın tutulmasını sağlar. Yükselti arttıkça sıcaklık düşer ve yağış da belli bir seviyeye kadar artar, bu da bitki örtüsünü etkiler. Bakı da toprak özelliklerinde etkilidir. Kuzey Yarı K&u... (Devam)
Bir yatak içerisinde belli bir eğim doğrultusunda hareket eden suya akarsu denir.
Türkiye'de Akarsu Aşındırma Şekilleri
1. Çentik Vadi - Akarsuların kaynak kısımlarında sert arazilerde oluşan V şeklindeki genç vadilere denir. - Ülkemizde en yaygın vadi tipi olup dağlık alanlarda, özellikle Doğu Karadeniz’de görülür.
2. Boğaz Vadi - Eğimin fazla ve arazinin sert olduğu yerlerde oluşan dik yamaçlı derin vadilerdir. - Kızılırmak, Yeşilırmak, Fırat, Sakarya yüksek dağ sıralarını enine yarıp geçer. - Boğaz vadiler aynı zamanda doğal geçittir, bu sebeple ulaşım açısından önemlidir (Örneğin Gülek Geçidi).
3. Kanyon Vadi - Akarsuların sert kalkerli arazilerde kademeli olarak derinleşmesi ve enlemesine aşındırmalara bağlı oluşan basamaklı vadilere denir. - Türkiye’de pek... (Devam)
1. Orta Kuşak ülkesidir Dört mevsimi yaşar, bu nedenle yıllık sıcaklık farkları fazladır. Ekvatora kutuplara göre daha yakın olduğu için yaz mevsiminde sıcaklıklar hissedilir derecede artar, güneşlenme süresi uzundur.
2. Ilıman kuşakta Akdeniz iklim bölgesindedir. Kuzeyinde kutupsal, güneyinde tropikal hava kütlelerinin etkisi altındadır.
3. Kuzey yarım kürede yer alır. Buna bağlı olarak yaz mevsimi daha uzundur.
4. Çevresindeki kara kütlelerinin etkisi (Basınç merkezleri) Yaz mevsiminde Asor Dinamik YB ile Basra Termik AB (sıcak ve kurak), kış mevsiminde İzlanda Dinamik AB (ılık, yağışlı), Balkanlar Termik YB (soğuk, kar yağışlı) ve Sibirya Termik YB (soğuk, ayaz) etkili olur.
- Yerleşmelerin en küçük birimi meskendir. - Meskenler, İnsanların çalışma, barınma, korunma gibi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılmış tüm yapıları kapsar. - Meskenler bulundukları doğal çevrenin izlerini taşır. Meskenlerde kullanılan malzeme türü ve yapı özellikleri doğal çevre özelliklerini taşır. - Doğal çevrenin izlerini taşıyan meskenlere daha çok kırsal kesimde rastlanır.
1. Ahşap Meskenler - Ağaç malzeme (tahta, kereste, kalas) kullanılarak inşa edilen evlerdir. - Duvarlar ince, pencereler geniş, çatılar kiremit kaplı ve fazla eğimli, birkaç katlıdır. - Başta Karadeniz olmak üzere, Ege ve Akdeniz’de ormanların içinde ve kenarlarında yer alan kırsal kesimde evlerin çoğu ahşaptır. - Ahşap evlerin en bilindik eklentisi evin biraz uzağına yapılan ve yerden yüksekte ahşa... (Devam)
Nüfus Yoğunluğu: Belirli bir alanda bulunan insanların birim alandaki dağılımına nüfus yoğunluğu denir. Nüfus Yoğunluğu = (Toplam Nüfus / Yüzölçüm )
A. Doğal (Fiziki) Faktörler
1. Yeryüzü Şekilleri
Dağların Uzanışı Dağlarımızın genelde doğu batı uzanışlı olması; v Kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı güçleştirir, v Deniz etkisinin iç kesimlere girmesini engeller. Bu nedenle kıyılarımız daha fazla nüfuslanmıştır.
Hinterland: Bir merkezin iç kesimlerle etkileşimine hinterland denir. Eğer bir yerleşmenin diğer yerleşmelere ulaşımı kolaysa hinterlandı geniş, zorsa hinterlandı dardır.
Hinterlandı dar olan Sinop, Giresun gelişememesine karşın geniş bir hinterlanda sahip İstanbul, İzmir daha fazla gelişmiştir.
Dünya'da bitki çeşitliliğinin en fazla olduğu yerler ekvator çevresidir. Buradaki ülkelerden sonra Türkiye, en çok bitki türü barındıran ülkedir.
Avrupa Kıtası, Türkiye'nin yaklaşık 15 katı büyüklüğüne sahip olmasına rağmen, tüm Avrupa Kıtası'nda yaklaşık 12.000 bitki türü yer alırken Türkiye'de 12.000'den fazla bitki türü bulunmaktadır. (Devam)
1. Zonal Topraklar Anakayanın, bulunduğu bölgedeki iklim koşullarının etkisiyle olduğu yerde çözünmesiyle oluşan topraklardır. 1. Kahverengi Orman Toprakları - Orman örtüsü altında oluşan bu topraklar organik madde bakımından zengin olduklarından renkleri koyudur. - Yıkanmanın fazla olduğu yerlerde asitli ve kireçsiz orman toprakları oluşmaktadır. - Ülkemizde bu tip topraklar, Kuzey Anadolu Dağlarının denize bakan yamaçlarında yaygındır. - İyi yıkanmış bu topraklar çay ve kivi yetiştirmek için oldukça elverişlidir. 2. Kırmızı Akdeniz Toprakları (Terra - Rossa) - Organik madde bakımından fazla zengin olmayan bu topraklarda genellikle turunçgil, bağcılık ve zeytin tarımı yapılmaktadır. - Bu topraklar ülkemizde Marmara Bölgesinin güney kesimi ile Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaygın olarak görülmektedir. 3. Kahv... (Devam)
1. Güneş Işınlarının Düşme Açısı (Güneş ışınlarının atmosferde aldığı yol)
Güneş ışınları bir yere ne kadar dik açıyla düşerse sıcaklık değerleri de o kadar yüksek olur. Çünkü dik açıyla gelen ışınlar daha dar alanları ısıtmaktadır.
Güneş ışınlarının düşme açısı dünyanın şekli, eksen eğikliği, günlük hareketi ve eğime bağlı olarak değişir.
a. Dünyanın Şekli: Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür. b. Eksen Eğikliği: Dünyanın güneş etrafındaki dönüşüne bağlı olarak yıl içinde yarımkürelere farklı açılarla düşer. c. Günlük Hareket: Dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşüne bağlı olarak sabah ve akşam dar açılarla düşerken, öğle vakti daha dik açıyla düşer. d. Bakı ve Eğim: Güneşe bakan yamaçlar güneş ışınlarını daha dik açıyla alırlar.