1. Türklerin Orta Asya’dan Göçünden Kavimler Göçüne
Türklerin Orta Asya'dan Göçü Türk göçlerinin en önemli sebebi, Ana yurt topraklarının verimsizleşmesidir. Büyük ölçüde kuraklık, nüfus yoğunluğu ve otlak darlığı, ekonomik sıkıntılara neden olmuştu. Hayvanların beslenmesi, çeşitli gıda maddeleri, giyim eşyası gibi ihtiyaçların karşılanması için iklimi elverişli zengin topraklar gerekiyordu. Bu nedenle önceleri verimli topraklara sahip ve nüfusu az olan komşu ülkelere göçler yapıldı. Zamanla buraların da yeterli olmadığı görüldü ve yeni yerler aranmaya başlandı. Böylece ekonomik ve ticari yönden daha iyi imkanlara sahip diğer topraklara göçler başladı.
Kavimler Göçü 4. yüzyılın sonlarına doğru g... (Devam)
1. İklim: Toprak oluşumunu etkileyen temel faktördür. Çünkü sıcaklık, yağış, bitki örtüsü ve ayrışma türü üzerinde etkilidir. 2. Anakayanın Yapısı: Ayrışarak toprağı oluşturan ve toprağın altında yer alan materyale ana kaya denir. Toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri, rengi, besin maddeleri, geçirimlilik özellikleri ana kayaya bağlıdır. 3. Zaman: Anakayanın toprak örtüsü haline gelmesi binlerce yıl alır. 4. Yer Şekilleri: Eğim, yükselti ve bakı durumu toprak oluşumunu etkiler. Eğim az olan yerlerde süpürülme (erozyon) azdır ve topraktaki suyun hareketi engellenir. Bitki örtüsü toprağın tutulmasını sağlar. Yükselti arttıkça sıcaklık düşer ve yağış da belli bir seviyeye kadar artar, bu da bitki örtüsünü etkiler. Bakı da toprak özelliklerinde etkilidir. Kuzey Yarı K&u... (Devam)
- Laterit: Ekvatoral kuşakta, nemli sıcak iklimde görülürler. Aşırı yıkanma sebebiyle mineral, organik maddeleri kısa sürede ayrıştıran gür bitki örtüsü sebebiyle humus açısından fakirdir.
- Terra Rossa (Kırmızı Toprak): Akdeniz iklim kuşağında kalker üzerinde oluşan topraklar. Kirecin ayrışması ile ortaya çıkan demirin oksitlenmesi kırmızı renk almasını sağlamıştır.
- Kahverengi Orman Toprakları: Orta kuşak nemli orman arazilerinde görülür. Mineral bakımından fakir olmasına karşın ayrışma yavaş olduğu için humus açısından zengindir.
- Podzol Topraklar: Soğuk nemli bölgelerde, iğne yapraklı orman arazilerinde görülür. Mineral bakımından fakirdir. Gri renktedir.
Toprak oluşumu kavramı birçok fiziksel, kimyasal ve biyolojik olayların bir arada gerçekleşmesi toprağı oluşturan bütün olayların potansiyellerinin, her toprak oluşumunda iştirak etmesi veya bir bütün halinde toplanması, farklı ortamlarda toprağı oluşturan potansiyellerin farklı oranda cereyan etmesi şeklinde ifade edilmektedir.1. TOPRAK OLUŞUMUNDAKİ AYRIŞMA OLAYLARI1.1. Oksidasyon : Ayrışma esnasında mineral atomların bileşiminde bulunan elektronların eksilmesi veya kaybedilmesiyle meydana gelen kimyasal olaya oksidasyon denir. Başka bir deyişle bir elementteki oksijen miktarının artması veya oksijenin diğer elementlerle birleşmesidir. Oksidasyonla bir elementin oksijenle birleşerek yeni bileşikler meydana gelmektedir.Oksitlenme toprak oluşumunda önemli bir yer işgal eder. Demir, sülfür, silikat ve karbonat ihtiva eden katyonlarda oksitlenme cereyan eder. Bunların çözülmesini ve dol... (Devam)
- Aşırı soğuğa karşı dayanıklı ot topluluklarıdır. Yılın birkaç ayı hayat bulabilmektedirler. - Yaz mevsiminde donmuş toprağın çözülmesi ile yeşeren bu otlar kış aylarında ortadan kalkar. - Ağaç türü bitkiler tundra bölgesinde yetişmez. - Kanada, Kuzey Sibirya ve buz örtüsünün olmadığı kutup yörelerinde görülmektedir. (Devam)
Türkiye’de Bitki Formasyonları Boyutları iki metreden uzun, belirli bir sıklıkla bir arada bulunan ağaç topluluklarından oluşan bitki örtüsüne orman denir. Ormanlar 400 mm den fazla yağış alan ve en sıcak ay ortalaması 10 derece ve üzerinde olan yerlerde yetişebilir. Ormanlar şekillerine göre ikiye ayrılır: 1. Geniş Yapraklı Ormanlar, 2. İğne Yapraklı Ormanlar Türkiye’de en çok ormanlık alan Karadeniz Bölgesinde, en az orman alanı ise Güneydoğu Anadolu Bölgesinde görülür.
A. Türkiye Ormanları
1. Karadeniz Ormanları Yıl boyu bol yağış ve uygun sıcaklıklar sebebiyle ormanlar oldukça sık ve gürdür. Buradaki ormanlar alçaktan yükseğe doğru tabakalı bir yapı gösterirler. a. Geniş Yapraklı Ormanlar 0 – 1000 metre arasında ... (Devam)
- Türkiye çok çeşitli birincil enerji kaynaklarına sahip bir ülkedir. - Türkiye’de taşkömürü, linyit, asfalsit, ham petrol, doğal gaz, uranyum ve toryum gibi fosil kaynak rezervleri ile, - Hidroelektrik enerji, jeotermal enerji, güneş enerjisi,dalga enerjisi, biyomas (Biyokütle) enerji gibi tükenmez kaynak potansiyelleri bulunmaktadır. - Türkiye’nin, dünyada halen yoğun olarak kullanılan fosil kaynakların, özellikle petrol ve doğalgazın görünür rezervleri yeterli düzeyde değildir. - Kömür, jeotermal ve hidrolik enerji rezerv ve potansiyeli ise dünya kaynak varlığının %1’i civarındadır.
Başlıca Enerji Kaynaklarımız
1. Taş Kömürü - 1. Jeolojik Zaman’da oluşmuş bir kömür türüdür. - Kalorisi yüksek olduğundan genellikle Demir-Çelik ... (Devam)
Nüfus Yoğunluğu: Belirli bir alanda bulunan insanların birim alandaki dağılımına nüfus yoğunluğu denir. Nüfus Yoğunluğu = (Toplam Nüfus / Yüzölçüm )
A. Doğal (Fiziki) Faktörler
1. Yeryüzü Şekilleri
Dağların Uzanışı Dağlarımızın genelde doğu batı uzanışlı olması; v Kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı güçleştirir, v Deniz etkisinin iç kesimlere girmesini engeller. Bu nedenle kıyılarımız daha fazla nüfuslanmıştır.
Hinterland: Bir merkezin iç kesimlerle etkileşimine hinterland denir. Eğer bir yerleşmenin diğer yerleşmelere ulaşımı kolaysa hinterlandı geniş, zorsa hinterlandı dardır.
Hinterlandı dar olan Sinop, Giresun gelişememesine karşın geniş bir hinterlanda sahip İstanbul, İzmir daha fazla gelişmiştir.
İşlenmiş ya da yarı işlenmiş ham maddelerin fabrikalarda işlenerek kullanılabilir hale getirilmesi yöntemlerine sanayi denir. 1750’li yıllarda Avrupa’da su buharı gücünden yararlanma ile sanayileşme başlamış ve buradan tüm dünyaya yayılmıştır. Günümüzde sanayileşme bir gelişmişlik ölçütüdür. Öyle ki sanayileşmiş ülkelerde refah seviyesi daha yüksektir.
Türkiye’de Sanayileşmeyi Etkileyen Faktörler Fabrika kuruluşunda dördüncül (bilgi toplama, araştırma, yayma) ve beşincil (bilgilere dayalı karar verme) sektörler etkilidir. Öncelikle kurulacak sanayi türü belirlenir: Demir – Çelik, Rafineri, Maden işleyen sanayi kuruluşları ham maddeye yakın kurulurlar. Büyük sermaye gerekir. Küçük ölçekli sanayi kuruluşları için yer seçimi fazla &... (Devam)
1. Köy Altı Yerleşmeleri Bazı kişilerin çeşitli nedenlerle köylerinden ayrılarak kurdukları bir ya da birkaç meskenden oluşan yerleşmelerdir. Özellikleri: - İdari yönden bir köye bağlıdır.- Geçici yerleşmelerdir.- Sonradan süreklilik kazanıp köy statüsü kazanabilirler.- Genellikle ilkbahar ve yaz mevsimlerinde kullanılırlar.- Eğitim, sağlık, cami gibi hizmetleri bağlı olduğu köyden alırlar.- Çoğunlukla derme – çatma basit barınaklardan oluşur.- Bölgelere ve yapısına göre çeşitli isimler alırlar: Bunlar büyükten küçüğe doğru: Mahalle, yayla, çiftlik, mezra, kom, canik, oba, divan, dam ve bağ evidir. Köy Altı Yerleşmelerin Ortaya Çıkma Sebepleri: - Tarım arazilerinin yetersiz ya da birbirinden uzak olması.- Hayvanlar için otlak ve barınak temini.- Devlete ait arazilerin özellikl... (Devam)
Dünya'da bitki çeşitliliğinin en fazla olduğu yerler ekvator çevresidir. Buradaki ülkelerden sonra Türkiye, en çok bitki türü barındıran ülkedir.
Avrupa Kıtası, Türkiye'nin yaklaşık 15 katı büyüklüğüne sahip olmasına rağmen, tüm Avrupa Kıtası'nda yaklaşık 12.000 bitki türü yer alırken Türkiye'de 12.000'den fazla bitki türü bulunmaktadır. (Devam)
Ülkemiz 36° - 42° kuzey enlemleri ile 26° - 45° güney boylamları arasında yer alır. Bu durumun çeşitli sonuçları vardır.
Türkiye’nin Matematik Konumu ve Sonuçları
1. Enlemiyle İlgili Sonuçlar Türkiye 36° - 42° kuzey enlemleri arasında kalır. Kuzey yarım kürede bulunması sebebiyle: - Işınların düşme açısı kuzeye doğru gidildikçe küçülür. - Güneyden kuzeye sıcaklık azalır. - Kuzeye doğru kış, güneye doğru yaz mevsimi süresi uzar. - Dağların güney yamaçları kuzeyinden daha sıcaktır. - Kuzeye gittikçe gündüz süreleri daha fazla değişir. Ülkemiz enlem itibariyle orta kuşak ülkesidir. Orta kuşakta yer almasının başlıca sonuçları: - Dört mevsimi yaşayan bir ülkedir. - İklim ve bitki örtüsü ç... (Devam)
- Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir yarım ada ülkesidir. - Denizlerimiz ulaşım, balıkçılık ve turizm için kullanılmaktadır. - Ayrıca Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan stratejik öneme sahip boğazlarımız bulunmaktadır. - Türkiye’de deniz ticareti 1926’ya kadar yabancıların elindeydi. - 1926’da Kabotaj Kanunu ile denizlerimizde yolcu ve yük taşıma hakkı bize geçmiş ve deniz ticaretimiz gelişme göstermiştir.
a. Karadeniz - Karadeniz Avrupa ile Anadolu arasında yer alan bir iç denizdir. - Dünya denizlerine İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile bağlanır. - Tuzluluk oranı binde 18, Türkiye’de kıyısındaki uzunluğu 1600 km dir. - Günümüzden 8000 yıl önce tatlı su gölü olan Karadeniz, buzul çağı sonrasında deniz seviyesinin yükselmesi ile denizlere açılmıştır. ... (Devam)
Çeşitli nedenlerle oluşmuş çanakların sular altında kalmasıyla ortaya çıkan, karaların üzerindeki su birikintilerine göl denir.
Göllerimizin Başlıca Özellikleri 1. Genel olarak deniz seviyesinden yüksektedir. Yükseltileri batıdan doğuya doğru artar. 2. Açık havza göllerimizin suları tatlı iken, kapalı havza göllerimizin suları acıdır. 3. Göllerimizden elektrik üretimi, sulama, turizm, balıkçılık gibi faaliyetlerde yararlanılır. 4. En geniş gölümüz Van Gölü (4000 km2)’dir. Onu Beyşehir ve Eğirdir Gölleri takip eder. 5. En derin gölümüz Van Gölü (450 metre), en sığ gölümüz Tuz Gölüdür (1-2 metre).
1. Zonal Topraklar Anakayanın, bulunduğu bölgedeki iklim koşullarının etkisiyle olduğu yerde çözünmesiyle oluşan topraklardır. 1. Kahverengi Orman Toprakları - Orman örtüsü altında oluşan bu topraklar organik madde bakımından zengin olduklarından renkleri koyudur. - Yıkanmanın fazla olduğu yerlerde asitli ve kireçsiz orman toprakları oluşmaktadır. - Ülkemizde bu tip topraklar, Kuzey Anadolu Dağlarının denize bakan yamaçlarında yaygındır. - İyi yıkanmış bu topraklar çay ve kivi yetiştirmek için oldukça elverişlidir. 2. Kırmızı Akdeniz Toprakları (Terra - Rossa) - Organik madde bakımından fazla zengin olmayan bu topraklarda genellikle turunçgil, bağcılık ve zeytin tarımı yapılmaktadır. - Bu topraklar ülkemizde Marmara Bölgesinin güney kesimi ile Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaygın olarak görülmektedir. 3. Kahv... (Devam)
Yer altı sularının kendiliğinden yer yüzüne ulaşmasına pınar veya kaynak denir. Türkiye’de gayzer hariç tüm yer altı kaynaklarına rastlanır. 1. Yamaç (Vadi) Kaynakları Geçirimli tabaka boyunca yer altına sızan suyun uygun yerlerde yüzeye çıkması ile oluşan kaynaklardır. Türkiye dağlık, engebeli ve yüksek bir ülke olduğu için fazla rastlanır. Suları genelde temiz, içmeye uygun ve soğuktur. Akım miktarı iklime bağlı olarak değişir. 2. Karstik Kaynaklar Karstik arazilerde yer altına sızan suların uygun bir noktada yüzeye çıkmasıyla oluşan kaynaklardır. Ülkemizde Akdeniz Bölgesinin genelinde, özellikle Teke – Taşeli Platolarında görülmektedir. Suları kireçli ve içmeye fazla elverişli değildir. ... (Devam)
Tarih boyunca insanoğlunun medeniyet alanında almış olduğu yol incelenecek olursa ilk medeniyetlerin genelde iklim koşullarının elverişli, su kaynaklarının bol, tarım arazilerinin geniş olduğu sahalarda doğup geliştiği dikkat çeker. Bu alanlar; Nil, Fırat-Dicle, İndus - Ganj, Gökırmak, Sarıırmak havzalarıdır. Kısacası ilk uygarlıklar Mısır, Çin, Hindistan ve Mezopotamyada büyüyüp gelişmiştir. Türkiye hem Asya hem de Avrupa Kıtası ile temas halinde olduğundan bir Orta Doğu ülkesidir. Dağlık bir ülkedir. Ovalar daha ziyade kıyılarda ve akarsu vadilerinde yer alır. Akarsular bakımından bölgenin en zengin ülkesidir. İstanbul ve Çanakkale Boğazlarıyla da büyük bir öneme sahiptir. Üç tarafını çeviren denizler, Cebeli Tarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna; Süveyş Kanalı vasıtası ile Kızıldeniz ve Hint Okyanusuna bağlıdır. T&uu... (Devam)