- Laterit: Ekvatoral kuşakta, nemli sıcak iklimde görülürler. Aşırı yıkanma sebebiyle mineral, organik maddeleri kısa sürede ayrıştıran gür bitki örtüsü sebebiyle humus açısından fakirdir.
- Terra Rossa (Kırmızı Toprak): Akdeniz iklim kuşağında kalker üzerinde oluşan topraklar. Kirecin ayrışması ile ortaya çıkan demirin oksitlenmesi kırmızı renk almasını sağlamıştır.
- Kahverengi Orman Toprakları: Orta kuşak nemli orman arazilerinde görülür. Mineral bakımından fakir olmasına karşın ayrışma yavaş olduğu için humus açısından zengindir.
- Podzol Topraklar: Soğuk nemli bölgelerde, iğne yapraklı orman arazilerinde görülür. Mineral bakımından fakirdir. Gri renktedir.
Toprak oluşumu kavramı birçok fiziksel, kimyasal ve biyolojik olayların bir arada gerçekleşmesi toprağı oluşturan bütün olayların potansiyellerinin, her toprak oluşumunda iştirak etmesi veya bir bütün halinde toplanması, farklı ortamlarda toprağı oluşturan potansiyellerin farklı oranda cereyan etmesi şeklinde ifade edilmektedir.1. TOPRAK OLUŞUMUNDAKİ AYRIŞMA OLAYLARI1.1. Oksidasyon : Ayrışma esnasında mineral atomların bileşiminde bulunan elektronların eksilmesi veya kaybedilmesiyle meydana gelen kimyasal olaya oksidasyon denir. Başka bir deyişle bir elementteki oksijen miktarının artması veya oksijenin diğer elementlerle birleşmesidir. Oksidasyonla bir elementin oksijenle birleşerek yeni bileşikler meydana gelmektedir.Oksitlenme toprak oluşumunda önemli bir yer işgal eder. Demir, sülfür, silikat ve karbonat ihtiva eden katyonlarda oksitlenme cereyan eder. Bunların çözülmesini ve dol... (Devam)
Kayaçların sular tarafından (yağmur ve yer altı) çözülmesiyle oluşan aşınım ve biriktirme şekillerine karstik şekiller denir. Türkiye’de Toroslar, Göller Yöresi, Tuz Gölü çevresi ve Doğu Anadolu Bölgesinin bazı bölümlerinde karstik şekillere rastlanır.
1. Polye (Gölova) Geniş kalker tabakaları üzerinde oluşan erime çukurluklarıdır. Ülkemizde Güneybatı Anadolu'da bolca rastlanır. Elmalı, Kestel, Korkuteli, Acıpayam, Tefenni ovaları birer polyedir.
2. Obruk Karstik erimeler sonucunda oluşan yanları dik, ağız kısımları geniş derin doğal kuyulardır. Obruk Platosu (Konya)’nda örneklerine bolca rastlanır. Ayrıca Mersin'deki Cennet - Cehennem Obrukları turistik açıdan da büyük öneme sahiptir.
3. Mağara Yer altı sularının karstik tabakalar içinde açtığı oy... (Devam)
Nüfus Yoğunluğu: Belirli bir alanda bulunan insanların birim alandaki dağılımına nüfus yoğunluğu denir. Nüfus Yoğunluğu = (Toplam Nüfus / Yüzölçüm )
A. Doğal (Fiziki) Faktörler
1. Yeryüzü Şekilleri
Dağların Uzanışı Dağlarımızın genelde doğu batı uzanışlı olması; v Kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı güçleştirir, v Deniz etkisinin iç kesimlere girmesini engeller. Bu nedenle kıyılarımız daha fazla nüfuslanmıştır.
Hinterland: Bir merkezin iç kesimlerle etkileşimine hinterland denir. Eğer bir yerleşmenin diğer yerleşmelere ulaşımı kolaysa hinterlandı geniş, zorsa hinterlandı dardır.
Hinterlandı dar olan Sinop, Giresun gelişememesine karşın geniş bir hinterlanda sahip İstanbul, İzmir daha fazla gelişmiştir.
Yoğun Nüfuslu Yerler: - Nüfusun büyük bir kısmı batı bölgelerde yaşar.- Karadeniz Bölgesinde dar kıyı şeridi yoğun nüfusludur.- Ülkemizde nüfus en çok Marmara Bölgesinde görülür. Özellikle kıyı bölgelerde ve Güney Marmara’nın verimli ovalarında nüfus fazladır.- Ege Bölgesinin verimli delta ovaları yoğun nüfusludur.- Akdeniz Bölgesinde Çukurova, Silifke Delta Ovaları ile kıyılarda nüfus yoğundur.- Doğu Anadolu’da Malatya ve Elazığ Ovaları yoğun nüfusludur.- Güneydoğu Anadolu’da Gaziantep çevresi yoğun nüfusludur.- İç Anadolu Bölgesinde Ankara – Eskişehir çevresi yoğundur. Nüfus Yoğunluğu Az Olan Yerler: - Karadeniz’de yükselti ve engebeye bağlı olarak iç kesimlerde nüfus yoğunluğu azdır.- Marmara Bölgesinde Yıldız Dağları ve Biga-... (Devam)
- Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir yarım ada ülkesidir. - Denizlerimiz ulaşım, balıkçılık ve turizm için kullanılmaktadır. - Ayrıca Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan stratejik öneme sahip boğazlarımız bulunmaktadır. - Türkiye’de deniz ticareti 1926’ya kadar yabancıların elindeydi. - 1926’da Kabotaj Kanunu ile denizlerimizde yolcu ve yük taşıma hakkı bize geçmiş ve deniz ticaretimiz gelişme göstermiştir.
a. Karadeniz - Karadeniz Avrupa ile Anadolu arasında yer alan bir iç denizdir. - Dünya denizlerine İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile bağlanır. - Tuzluluk oranı binde 18, Türkiye’de kıyısındaki uzunluğu 1600 km dir. - Günümüzden 8000 yıl önce tatlı su gölü olan Karadeniz, buzul çağı sonrasında deniz seviyesinin yükselmesi ile denizlere açılmıştır. ... (Devam)
Çeşitli nedenlerle oluşmuş çanakların sular altında kalmasıyla ortaya çıkan, karaların üzerindeki su birikintilerine göl denir.
Göllerimizin Başlıca Özellikleri 1. Genel olarak deniz seviyesinden yüksektedir. Yükseltileri batıdan doğuya doğru artar. 2. Açık havza göllerimizin suları tatlı iken, kapalı havza göllerimizin suları acıdır. 3. Göllerimizden elektrik üretimi, sulama, turizm, balıkçılık gibi faaliyetlerde yararlanılır. 4. En geniş gölümüz Van Gölü (4000 km2)’dir. Onu Beyşehir ve Eğirdir Gölleri takip eder. 5. En derin gölümüz Van Gölü (450 metre), en sığ gölümüz Tuz Gölüdür (1-2 metre).
1. Zonal Topraklar Anakayanın, bulunduğu bölgedeki iklim koşullarının etkisiyle olduğu yerde çözünmesiyle oluşan topraklardır. 1. Kahverengi Orman Toprakları - Orman örtüsü altında oluşan bu topraklar organik madde bakımından zengin olduklarından renkleri koyudur. - Yıkanmanın fazla olduğu yerlerde asitli ve kireçsiz orman toprakları oluşmaktadır. - Ülkemizde bu tip topraklar, Kuzey Anadolu Dağlarının denize bakan yamaçlarında yaygındır. - İyi yıkanmış bu topraklar çay ve kivi yetiştirmek için oldukça elverişlidir. 2. Kırmızı Akdeniz Toprakları (Terra - Rossa) - Organik madde bakımından fazla zengin olmayan bu topraklarda genellikle turunçgil, bağcılık ve zeytin tarımı yapılmaktadır. - Bu topraklar ülkemizde Marmara Bölgesinin güney kesimi ile Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaygın olarak görülmektedir. 3. Kahv... (Devam)
Yeryüzündeki tatlı suların büyük bir bölümü yer altında kaya çatlakları ve gözeneklerde yer alır. Yer altındaki suların toplam tatlı su rezervi içindeki miktarı 98% civarındadır. Yer altındaki sular özellikle çatlaklar, gözenekler, kılcal damarlar ve mağaralarda çeşitli rezervler oluştururlar. Bir yerde yer altı suyunun birikmesi için altta geçirimsiz bir tabakanın bulunması gereklidir. Volkanik ve metamorfik kayaçların pek çoğu geçirimsiz özelliktedir.
Geçirimsiz tabakaların üzerindeki biriken su kütlesine su tablası adı verilir. Geçirimli tabakaların geçirimsiz tabakayla temas ettiği alanlarda biriken su kütlesine taban suyu denilir. Taban suları bazen uygun koşullarda kendiliğinden yüzeye ulaşır. Genellikle kuyular ve sondajlar yardımıyla yüzeye çıkarılarak içmede ... (Devam)
Yer kabuğunu oluşturan ve birleşiminde mineraller ile organik maddelerin bulunduğu katı materyallerin bütününe kayaç denir. Oluşumlarına göre kayaçlar 3 ana gruba ayrılır:
1. Püskürük Taşlar (Magmatik Kayaçlar)
Bu kayaçların tamamı minerallerden oluşmaktadır. Dünya ilk oluştuğunda tamamen püskürük kayaçlardan oluşmaktaydı. Oluşumu günümüzde de devam eden bu kayaçlar iki gruba ayrılır.
a. İç Püskürük Taşlar
Magmanın, yerkabuğunun içine sokularak yavaş yavaş soğuması ve katılaşmasıyla oluşur. Soğuma yavaş olduğundan iri kristallidir. Açık renklidir. En yaygın iç püskürük kayaç granittir. Diğer iç püskürük taşlar: Siyanit, Diyorit, Gabro.  ... (Devam)