KITA VE OKYANUSLARIN KONUMU VE
TİCARET YOLLARININ DEĞİŞİMİ

İlk çağda insanoğlunun bildiği Dünya’nın sınırları oldukça dardı. Mısır, Roma, Yunan, Anadolu uygarlıkları arasında kalan Akdeniz Havzası ve Doğu’da yer alan İran, Orta Asya, Hint, Çin uygarlıklarının bulunduğu bölgeler kabaca o dönemin insanlarının bildiği Dünyanın sınırlarını oluşturmaktaydı.

Günümüzde de Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarının oluşturduğu doğu yarımküre topraklarına “Eski Dünya” adı verilmektedir.

- Eski Dünya’da ticari faaliyetler oldukça eski dönemlerde başlamıştır. Bunlardan en eski olanları kervanlar aracılığı ile yapılan kara ticaretidir.

Diğeri ise özellikle Doğu Akdeniz ve Ege yöresinde büyük gelişme kaydetmiş olan deniz ticaretidir.

- İlk Çağ’da Asya’daki üretim merkezlerinden kara yoluyla Avrupa’ya doğru taşınan mal ve ürünler, Dünya ticaretinin ana akış doğrultusunu oluşturmaktaydı.

Kral Yolu: Tarihte ilk ve en önemli yollardan biri Kral Yolu’dur. Bu tarihi yol Pers İmparatoru Darius tarafından Ninova (Musul) ile Sardes (Manisa – Salihli) ve Trebizand (Trabzon) arasında yapılmıştır. Tarihte bilinen ilk kapsamlı yol çalışması olup, Mezopotamya’yı Ege ve Karadeniz’e bağlamıştır.

İpek Yolu: İlk Çağdaki diğer önemli yol İpek Yolu’dur. İpek Yolu, Avrupa’nın ihtiyacı olan ipek ve diğer ürünlerin Çin’den batıya doğru taşındığı bir kervan rotasıdır. Çin’den yola çıkan kervanlar önce Kaşgar’a ulaşır. Daha sonra İran üzerinden Anadolu’ya gelirdi.

Baharat Yolu: Baharat binlerce yıldır Çin ve Hindistan’da kullanılan bir üründür. Orta Çağ’da Avrupalıların baharatı tanımasıyla birlikte baharat ithali önem kazanmıştır.

Baharat Avrupa’ya iki yol aracılığı ile ulaştırılmıştır. Coğrafi Keşiflerden önce Hindistan’dan gemilerle Yemen, Arabistan, Mısır’a oradan Akdeniz limanları yoluyla Akdeniz’e ulaştırılırken; coğrafi keşiflerden sonra Avrupalılar Afrika kıtasını gemilerle dolaşarak baharatı Portekiz aracılığı ile Avrupa’ya nakletmiştir.


 
COĞRAFİ KEŞİFLER VE DÜNYA TİCARETİ

- Avrupalılar ilk ve orta çağ boyunca ipek, baharat, pamuk ve diğer değerli ürünleri genellikle kara yolu ile Asyalılardan almak zorunda kalmıştır. Ancak; özellikle Haçlı Seferleri sırasında Avrupalıların doğunun zenginliklerini tanıması, kendilerinden daha üstün teknolojiye sahip toplumların varlığını öğrenmesi ve bu etkileşimde pusula, kağıt, üstün gemi yapım metotları ve demiri çeliğe dönüştürme gibi önemli teknolojik bilgileri edinmeleri ile yeni yollar bulma arayışına başlamıştır.

- İlk Çağın ana ticaret yolları uzunca bir dönem kullanılmaya devam etmişse de, Osmanlı İmparatorluğunun Doğu Avrupa ve Akdeniz havzasını tümüyle kontrol etmeye başlaması ile Avrupa kıtasında büyük bir ekonomik bunalım yaşanmasına yol açmıştır. Türkleri deniz ve kara yolları üzerinde tam bir hakimiyet kurması Avrupalılar yeni yol arayışlarına sokmuştur. Bu dönemde Avrupalıların temel amacı Akdeniz’i kullanmadan doğrudan Hindistan ve Çin’e ulaşabilecek yollar bulmaktır. Bu amaçla Afrika kıtasının güneyine doğru uzunca bir zaman yolculuklar yapılmışsa da Ümit Burnu aşılamamıştır. İlk kez Bartelmi Diaz Ümit Burnu’na ulaşmış, bu keşiften 10 yıl sonra Vasco De Gama Ümit Burnunu geçerek Hindistan’a gitmeyi başarmıştır. Böylece Avrupalılar Akdeniz havzasını kullanmadan doğrudan Hindistan’a ulaşmıştır. Bu aşamadan sonra Türklerin elindeki Akdeniz ve Uzak Asya ticaret yolları hızla önemini kaybetmeye başlamıştır.

- Dünya’nın yuvarlak olduğu fikri Aristo’dan beri bilinmesine rağmen, bu düşünce Ortaçağda kilise baskısı ile unutturulmuştur. Avrupa’da yaşanan ekonomik sıkıntı nedeniyle bazı denizciler sürekli batıya gidildiğinde başlanılan noktaya ukaşılacağı düşüncesinden yola çıkarak denizlere açılmaya başladılar. Bu denizcilerden en önemlisi Cristof Kolomb’dur. Kolomb, batıya doğru yola çıkmış ve ilk kez Antil adalarına ulaşarak buraya Yeni Hindistan Adaları adını vermiştir. Fakat kendisi ile bir sonraki geziye katılan Ameriko Vespucci bugünkü Panama yakınlarında batıya doğru hareket ederek Büyük (Pasifik) Okyanusa ulaşmış ve buranın yeni bir kıta olduğunu Avrupa’ya iletmiştir. Böylece Eski Dünya’nın yanında bir de “Yeni Dünya” kavramı ortaya çıkmıştır.

- Yeni bir kıtanın keşfi Dünya’daki bütün bilgi ve dengeleri alt üst etmiştir. İspanya ve Portekiz Güney Amerika’yı, İngiltere ve Fransa Kuzey Amerika’yı sömürgeleştirmiş, böylece Dünya ölçeğinde sömürge imparatorlukları oluşmuştur.

Okyanusların gemilerle aşılabilmesi yeni keşif gezilerinin hızla ve artan sayılarda yapılmasını sağlamış, bu sayede Dünya’nın bilinmeyen bölgeleri kısa sürede keşfedilmiştir. Ancak; keşiflerle birlikte oyanus kıyılarında yer alan limanlar büyük önem kazanmış, Akdeniz, Kızıldeniz, Karadeniz gibi iç denizlere bağlı limanlar 19. Yüzyıla kadar önemini yitirmiştir.

Dünya ticaretinin ana doğrultusu başlangıçta güneye doğru yer değiştirmiş, ancak zamanla tekrar eski güzergahlara dönmüştür. Örneğin; Avrupalılar önce Afrika’nın güneyinden dolaşmış ancak Osmanlı idaresinin sona ermesiyle Mısır’da Suveyş Kanalını açmışlardır. Bu sayede Akdeniz limanları tekrar önem kazanmıştır. Benzer şekilde Rusya ve Doğu Avrupa ülkelerinin sanayileşmesi ile birlikte İstanbul ve Çanakkale boğazlarının önemi tekrar artmıştır. Bunlara rağmen, kara üzerinden gerçekleştirilen Asya kervan yolları önemini giderek yitirmiş günümüzde bu yollar ticari bakımdan ortadan kalkmıştır.
 

KAŞİFLER

Marco Polo: Papa tarafından Kubilay Han’a mektup göndermekle görevlendirildi ve Venedikten yola çıkarak Pekin’e gitti. Burada Kubilay Han tarafından görevlendirilerek 17 yıl boyunca doğuyu dolaştı ve tekrar Venedik’e dönerek dünya seyahatini kitaplaştırdı (1271).

Bartolomeu Dias: Portekiz Kralı tarafından Afrika’nın en güneyini keşfetmek ve mümkünse buradan Hindistan’a gitmekle görevlendirildi. Hindistan’a kadar gidemese de Afrika’nın en güneyine gitti. Burası Ümit Burnu’ydu (1487).

Kristof Kolomb: Atlas Okyanusunu geçerek Kuzey Amerika’ya ulaşmıştır. Kolomb, buraya “Yeni Hindistan” adını vermiş ve geri Portekiz’e dönmüştür (1492). Üçüncü keşifinde Orta Amerika’yı bulmuştur (1502).

Vasco De Gama: Portekiz Kralı I. Manuel tarafından Hindistanla ticaret yapması için gönderildi. Ümit Burnu’nu geçerek Hindistan’a ulaşmayı başardı ve buradan baharat yüklenerek tekrar Portekiz’e döndü (1497).

Amerigo Vespucci: Portekiz Kralı’nın isteğine uyarak Güney Amerika yönüne keşifler yaptı ve burada diğer kıtalara uymayan büyük bir kara parçası bulduğu ile ilgili bilgi verdi. Buraya “Amerika” denmesi adından gelir (1498).

Magellan: Dünyanın etrafını dolaşan ve Büyük (Pasifik) Okyanusu geçen ilk denizcidi. Keşfettiği Güney Amerika ile Antarktika arasındaki boğaza Magellan Boğazı adı verilmiştir(1519). Dünyanın yuvarlak olduğunu bulmuştur.

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
Mesajınız:
 
© 2015 Coğrafya Sitesi
Coğrafya